Rus filosuna yönelik saldırı tahıl sevkiyatı anlaşmasını sona erdirebilir

Ukrayna’ya ait bir grup hava ve deniz dronu Cumartesi günü Kırım’ın Sivastopol limanına demirleyen Rus Karadeniz Filosu’na büyük bir saldırı düzenleyerek tahıl sevkiyatı anlaşmasının bozulmasına neden oldu ve dünya çapında milyonlarca insanı açlık tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.

Rusya, dronlardan en az birinin tahıl koridoru tarafından garanti altına alınan güvenlik bölgesinden fırlatıldığını iddia etti.

IMAGE: Kırım’ın Sivastopol kentindeki koylardan birinde demirlemiş olan Rus Karadeniz Filosu’na ait gemiler, 31 Mart 2014. [AP Photo]

Rusya Dışişleri Bakanlığı saldırıların “başka şeylerin yanı sıra, belirlenmiş insani koridorun işleyişini sağlayan Rus gemilerine yönelik” olduğunu söyledi. Saldırının ardından bakanlık “Rus tarafının ‘Karadeniz İnisiyatifi’ne katılan sivil kuru yük gemilerinin güvenliğini garanti edemeyeceğini” iddia etti.

Karadeniz Tahıl İnisiyatifi, gıda fiyatlarında eşi görülmemiş bir artış yaşanırken, Temmuz ayında Türkiye’nin arabuluculuğunda Rusya ve Ukrayna arasında imzalanan ve 9,5 milyon ton gıda ürününün Ukrayna’dan küresel pazarlara taşınmasını sağlayan bir anlaşmaydı.

Kerç Köprüsü’nün bombalanması ve Rus faşist ideolog Darya Dugina’nın öldürülmesi gibi, Ukrayna saldırısının duyurulması da benzer bir yol izledi. New York Times (NYT) saldırıyı Ukrayna güçlerinin gerçekleştirdiğini yazarak Rus yetkililerin iddialarını doğruladı.

NYT’nin teyidi Cumartesi günü yayımlanan “Ukrayna, Batı’dan Gelen Silahlarla, Topçu Savaşında Durumu Tersine Çeviriyor” başlıklı makalede yer aldı: “Yeni [askeri] yetenekler Cumartesi günü şafak vakti Ukrayna dronlarının [Rus] Karadeniz Filosu’nun ana limanı Sivastopol’da, bir zamanlar zapt edilemez bir kale olduğu düşünülen işgal altındaki Kırım topraklarının kıyısında derinlere demirlemiş bir Rus gemisini vurmasıyla sergilendi.”

Daha önceki saldırılarda olduğu gibi Ukraynalı yetkililer olaya karıştıklarını reddederek saçma bir şekilde Rusya’nın kendi gemilerini havaya uçurduğunu iddia ettiler. ABD’de yapılan diğer haberler Ukrayna güçlerinin olaya karıştığı iddialarını Kremlin’in asılsız iddiaları olarak değerlendirdi.

Kırım’daki Rus güçlerine yönelik önceki saldırılarda olduğu gibi, her iki tarafın da Ukrayna’nın Rus güçlerine yönelik saldırılarının kapsamını ve etkisini gizlemek için bir nedeni vardı.

Ukraynalı gazeteciler tarafından yayınlanan görüntüleri inceleyen Guardian gazetesi, Rusya’nın Karadeniz’deki amiral gemisi Amiral Makarov’un olayda hasar gördüğünü iddia etti.

Guardian’ın haberine göre “fırkateyn Cumartesi günü vurulan üç Rus gemisinden biriydi. Bazıları havada uçan, diğerleri ise suda hızla süzülen bir dron sürüsü sabah saat 4.20’de Rus donanmasını vurdu.”

Haber şöyle devam ediyordu: “Ukraynalı yetkililer Amiral Makarov’un ağır hasar mı aldığının yoksa hafif hasarla mı kurtulduğunun belli olmadığını söyledi. Doğrulanmamış haberlere göre geminin gövdesi delinmiş ve radar sistemleri parçalanmış.”

Guardian, Ukraynalı gazeteci Andriy Tsaplienko’ya atıfta bulunarak şu sonuca varıyordu: “Birkaç geminin sadece hasar görmekle kalmayıp batmış olma ihtimali çok yüksek.”

Olay, Nisan ayında Karadeniz Filosu’nun amiral gemisi Moskva’nın batırılmasının ardından gerçekleşti. Rusya 1905’ten bu yana ilk kez bir amiral gemisini kaybetmiş oldu. Bu gemi 1945’ten bu yana savaşta batırılan en büyük ikinci gemiydi.

Tahıl anlaşmasının askıya alınmasının ardından ticaretin yeniden başladığı Pazartesi günü küresel tahıl piyasalarında gıda fiyatlarının artması beklenirken, uzmanlar düşük gelirli ülkeler açısından “yıkıcı sonuçlar” olabileceği uyarısında bulundu.

Karadeniz tahıl danışmanlık şirketi SovEcon’un Genel Müdürü Andrey Sizov, Financial Times’a (FT) yaptığı açıklamada, “Sonuç olarak fiyatlarda önemli bir artış göreceğiz,” dedi.

BM Dünya Gıda Programı’nın baş ekonomisti Arif Husain FT’ye verdiği demeçte, küresel tahıl arzının kesintiye uğramasından “onlarca ülkenin” etkileneceğini söyledi. “İyi zamanlarda [bu] kötü olurdu” diyen Husain “ancak dünyanın şu anki durumunda, bu mümkün olan en kısa sürede çözülmesi gereken bir şey,” dedi.

Rusya’nın açıklamasına yanıt veren ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Rusya bu anlaşmayı askıya alarak, başlattığı savaşta gıdayı yeniden silah haline getirmekte, düşük ve orta gelirli ülkeleri ve küresel gıda fiyatlarını doğrudan etkilemekte ve zaten vahim durumda olan insani krizleri ve gıda güvensizliğini daha da kötüleştirmektedir,” dedi.

Ne var ki, Ukrayna saldırısının asıl amacının anlaşmayı bozarak ABD/NATO’nun daha yoğun askeri müdahalesine bahane yaratmak olduğu açıktır.

Bu yılın başlarında, NATO’nun eski Avrupa Yüksek Müttefik Komutanı emekli Amiral James Stavridis gibi isimler, tahıl sevkiyatı için bir “insani koridor” oluşturmak adına ABD’nin Rus Karadeniz Filosu’na saldırı düzenlemesi çağrısında bulunmuştu. Rusya ile Ukrayna arasında Karadeniz’den tahıl sevkiyatına ilişkin anlaşmanın duyurulması bu çağrıları geçici olarak durdurdu.

Tahıl anlaşmasının bozulması, sanki önceden planlanmış yapılmış gibi, ABD siyaset kurumu içinde ABD donanmanın Karadeniz’e doğrudan müdahalesi etmesi taleplerine yol açtı. Bu, Rus ve ABD donanma gemileri arasında savaş çıkarma riski yaratacaktır.

Stavridis Cumartesi günü Twitter’da “Bu durum uluslararası toplumu Rusya’nın tehditlerine karşı tahıl sevkiyatlarına eşlik etmeye yöneltebilir,” diye yazdı.

Wall Street Journal Pazar günkü başyazısında şöyle yazıyordu: “En iyi yanıt, ABD’nin Odessa’dan Karadeniz’e kadar tahıl sevkiyatlarına eşlik edecek bir koalisyon oluşturmasıdır. Bu bir NATO operasyonu olmak zorunda değil ancak ABD’nin buna öncülük etmesi gerekir.”

Geçtiğimiz hafta Newsweek’te “Finlandiya NATO’nun Rusya Sınırına Nükleer Silah Yerleştirmesine İzin Verecek” başlığıyla bir yazı yayımlandı. Yazıda, Finlandiyalı savunma bakanlığı yetkililerinin, NATO’ya katılma başvurularının kabul edilmesi halinde NATO nükleer silahlarının ülkeye yerleştirilmesi konusunda “kısıtlama veya ulusal koşullar” talep etmeyeceklerine dair “taahhüt” verdiği belirtiliyordu.

Karadeniz tahıl anlaşmasının çökmesi, ABD-NATO’nun Rusya’yı askeri olarak kuşatma ve yenilgiye uğratma çabasının bedelini ödemek zorunda bırakılan tüm dünya emekçileri için yıkıcı sonuçlar doğuracaktır.

Gıda ve yakıt fiyatlarındaki artış aynı zamanda sınıf mücadelesinin küresel ölçekte yükselmesine yol açıyor. Bu işçi sınıfı hareketinin savaşa karşı çıkmak üzere sosyalist bir perspektifle donatılması gerekiyor.

Loading