Pandemiye karşı Avrupa çapında bir okul grevi için!

Avrupa kıtası, koronavirüs pandemisi süresince şimdiye kadar olan her şeyi gölgede bırakan yıkıcı bir gelişmenin ortasında bulunuyor. Gerekli olmayan işletmeler, okullar ve kreşler hemen kapatılmazsa, sağlık sistemlerine aşırı yüklenilmesi ve milyonlarca insanın zamanından önce ölmesi kaçınılmazdır.

Ancak her renkten hükümet, virüsü kontrol altına almak için zenginlerin kârlarını azaltabilecek ciddi önlemler almayacaklarını açıkça ortaya koydu. Geçtiğimiz Çarşamba günü, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bulaşma oranlarının katlanarak büyümesine rağmen, okulların ve işletmelerin açık kalması gerektiğini duyurdu.

Bu politika, tüm burjuva partiler ve sendikalar tarafından desteklenmektedir. Okullar ve kreşler tamamen güvenli olmayan koşullar altında yeniden açıldı ve bu da enfeksiyonları körükledi. Şimdi yaygın bulaşmaya rağmen, ebeveynlerin çalışabilmesini engellememek için tekrar kapatılmamaları gerekiyor.

Bu koşullar altında, öğrenciler ve genç işçiler, kendi sağlıkları ve ailelerinin yaşamları için sorumluluk almalıdır. Yunanistan’da öğrenciler, tehlikeli koşullarda okulların açılmasını önlemek için yüzlerce okulu işgal ettiler. Polonya’da binlerce öğrenci, sürü bağışıklığı politikasını protesto etti ve okul boykotu çağrısında bulundu.

Bu girişimler son derece önemlidir ve tüm kıtaya genişletilmelidir. Bunlar, virüsü dizginsizce yayma politikasına karşı kapsamlı bir genel grevin başlangıç noktasını oluşturmalıdır. Bir insanlık felaketini önlemenin tek yolu budur.

Bilimsel araştırmalar temelinde, sorun artık net bir şekilde çözüme kavuşturulmuştur. Çocuklar ve ergenler, yetişkinlerle aynı sıklıkta enfekte olmakta ve virüsü bulaştırmaktadır. Güvenlik önlemlerinin eksikliği göz önüne alındığında, okullar ve kreşler kaçınılmaz olarak pandeminin üreme alanları haline gelmektedir.

Britanya Sağlık Bakanlığına bağlı bir bölüm, geçtiğimiz günlerde, tüm ülkedeki enfeksiyonların neredeyse yarısının yalnızca eğitim sektörüne dayandırılabileceğini kabul etti. Almanya’nın Robert Koch Enstitüsü de bulaşma sürecinde okulların önemine dikkat çekti. En son, Oxford ve Viyana Üniversiteleri tarafından yapılan kapsamlı araştırmalar, ilk dalganın zirvesinde okulların kapatılmasının, incelenen çok sayıda ülkede salgınla mücadelede açık ara en etkili önlem olduğu sonucuna varıyordu.

Bununla birlikte, bu bulgular bilerek görmezden geliniyor ve okulları açık tutmak için velilere ve öğrencilere kasten yalan söyleniyor. Örneğin, Almanya Eyalet Eğitim Bakanları Konferansı Başkanı Stefanie Hubig (Sosyal Demokrat Parti, SPD), “Okullar pandeminin itici gücü değildir” derken yalan söylüyordu. Hatta Saksonya Eyaleti Eğitim Bakanı Christian Piwarz (Hristiyan Demokratik Birlik, CDU), yanlış bir şekilde, çocukları pandeminin “fren takozları” olarak tanımlamıştı.

Bu utanmaz yalanlarla, yalnızca önceden bir hastalığı olan, güçsüz ve yaşlı milyonlarca insanın hayatını tehdit etmekle kalmayan, aynı zamanda gençleri de tehlikeye atan bir politika uygulanıyor. Örneğin son araştırmalar, genç sporcuların dahi semptom göstermiyor olsalar bile kalplerinin hasar görebildiğini doğrulamaktadır.

Okulları açık tutmak, çocukların ve gençlerin refahı ile ilgili değil; sadece ebeveynlerin çalışabilmesini sağlamak ve böylece bankaların ve şirketlerin kârlarını garanti altına almakla ilgilidir. Kapitalistler, bunun ek maliyetlere yol açmaması gerektiğinde ısrar ediyorlar.

Eğer konu çocukların refahı meselesi olsaydı, en başından beri önde gelen virologların talep ettiği gibi, eğitim sistemine yapılacak milyarlarca dolarlık yatırımla, eğitimin küçük gruplar halinde ve iyi havalandırılan sınıflarda yapılması mümkün kılınır ve böylece yetersiz eğitim sisteminde kalıcı bir iyileşme sağlanırdı. Yoksul aileler dijital eğitim için gerekli teknolojiyle donatılırlardı.

Ancak tüm partilerin politikacıları açısından, sınıfları biraz daha güvenli hale getirmek için çocuk başına 100 avroya havalandırma sistemlerinin satın alınması bile çok fazlaydı. Bunun yerine, yüz milyarlarca avro, ekonomik teşvik paketleri ve tahvil alımları şeklinde Avrupa genelinde bankalara ve şirketlere aktarıldı. Almanya’da, daha bu yaz ekonomik teşvik paketine Bundeswehr (Silahlı Kuvvetler) için yapılan 10 milyar avroluk silahlanma harcaması da dahil edildi.

Bunun gençlerin refahı meselesi olmadığı, büyük şirketlerin aksine gençlerin hiçbir şekilde destek almamasından anlaşılabilir. İşçi sınıfından pek çok öğrenci, hükümetin neredeyse hiçbir destek sağlamadığı koşullarda, koronavirüs yüzünden yarı zamanlı işlerini kaybetmeleri nedeniyle eğitimlerini bırakmak zorunda kaldı. Ayrıca tahminler, bu yıl on binlerce stajyerlik işinin eksik kalacağını öngörüyor.

Pandemi, özellikle keskin bir şekilde, kapitalizmin artık gençlere bir gelecek sunamadığını gösteriyor. Gençlerin eğitim, düzgün bir iş ve hatta sağlık hakları, küçük bir mali oligarşinin kâr çıkarlarına feda ediliyor. Eğitim ve iş olmadan, emperyalist güçlerin ekonomik çıkarları uğruna yürütülen savaşlarda bir kez daha ölüme gönderilen askerler olarak hizmet edecekler.

Gençliğin güvencesiz durumu, tüm işçi sınıfına yönelik şiddetli toplumsal saldırıların bir parçasıdır. Şirketler, uzun süredir planlanan yeniden yapılandırma önlemlerini ve toplu işten çıkarmaları kabul ettirmek için pandemiyi kullanıyor. Başlangıçta tehlikeli koşullar altında çalışmaya zorlanan işçiler, sanayi, perakende ve havacılık sektörlerinde toplu halde sokaklara atılıyor.

Güvenli olmayan okulları kapatmak amacıyla yapılacak bir genel grev, tüm Avrupa ve uluslararası işçi sınıfının kapsamlı bir mücadelesinin yalnızca başlangıcı olabilir. İşçi sınıfı, okulların derhal kapatılmasını ve çocuklarına bakması gereken ebeveynlere tam maaş verilmesini dayatmalıdır. Gerekli olmayan üretim kapatılmalıdır. Ancak bulaşma oranı düştüğü ve milyarlar okullara ve kreşlere yatırım yapmak için kullanıldığı zaman eğitimde güvenli koşullar oluşturulabilir. Aşağıdaki talepler bunu sağlamak açısından merkezi önem taşımaktadır:

Okulları kapatın ve güvenli eğitim koşullarını hazırlayın! Avrupa’da koronavirüsün korkunç yayılımı göz önüne alındığında, kıtadaki okullar derhal kapatılmalıdır. Yalnızca vaka sayısı nüfusun yüzde 0,1’inin altına düştüğünde, sınıflar fiziksel olarak ayrılmış ve güvenli bir şekilde düzenlenmiş küçük, sabit eğitim gruplarında yapılabilir. Risk grupları için özel koruma koşulları sağlanmalıdır.

Milyarlar güvenli ve düzgün bir eğitime yatırılsın! Bulaşma sayısı düştüğünde güvenli koşulları sağlamak için, özellikle binlerce yeni öğretmeni ve eğitimciyi işe almak üzere okullara ve kreşlere yatırım yapılmalıdır. Eğitim emekçilerinin maaşları önemli ölçüde artırılmalıdır.

Çocuklarına bakması gereken ebeveynler için tam ücret! Ebeveynler, çocuklarının bakımı için tam ücret almalıdır. Yoksul ailelere dijital eğitim için özel destek verilmeli ve yüksek kaliteli donanım alınmalıdır.

Gerekli olmayan tüm üretimi durdurun! Pandemi kontrol altına alınana kadar, yalnızca gıda üretimi, tıbbi tedavi ve lojistik gibi temel sektörler açık kalmalıdır. Bu sektörlerde çalışan işçiler, bulaşmayı önlemek için en gelişmiş koruyucu önlemlerle donatılmalıdır. Tüm diğer işçiler tam ücret almalıdır!

Öğrenciler, öğretmenler ve işçiler bu talepler uğruna mücadele ettiklerinde, Bundestag’taki (Almanya federal meclisi) tüm partilerle karşı karşıya gelecekler. Yalnızca iktidardaki CDU ve SPD değil, aynı zamanda Hür Demokrat Parti (FDP), Yeşiller ve Sol Parti, insanlık dışı sürü bağışıklığı politikasını eyalet düzeyinde uyguluyor. Thüringen’de Sol Parti, Eyalet Başbakanı Bodo Ramelow yönetiminde okulların ve işyerlerinin acımasızca yeniden açılmasında başrolü oynuyor.

İspanya’da, sahte sol Podemos, sosyal demokrat Sosyalist Parti (PSOE) ile birlikte, sürü bağışıklığı politikasının uygulanmasında özellikle saldırgan. Hükümet, üretim tesislerini ve okulları kapatmayı reddederken, halkı terörize etmek için polisi daha yoksul semtlere sevk ediyor.

Sendikalar, okulları açma ve kesintisiz üretim kampanyasına yoğun bir şekilde katılıyorlar. Onlar da işin aksamasını önlemek için işçilerin protestolarını kontrol etme görevini üstlendiler.

Bütün Avrupa ülkelerindeki tüm burjuva partilerin ve örgütlerin bu birleşik bloğu, bunun kapitalizmin temel bir eğilimi olduğunu gösteriyor. Pandemi, gerçek toplumsal koşulları ortaya çıkarıyor: küçük bir mali oligarşinin çıkarları için milyonlarca insanın çalışma koşulları, temel gereksinimleri, hatta sağlıkları ve hayatları kurban ediliyor.

Öğrenciler, öğretmenler ve işçiler, egemen sınıfın partilerinden ve onların sendikalardaki ortaklarından tamamen bağımsız olan ve uluslararası düzeyde koordinasyon sağlayan bağımsız eylem komiteleri oluşturmalılar. Bu komiteler, eşitsizliğe, savaşa ve hastalığa dayanan kapitalist mantığa uluslararası sosyalizm programıyla karşı koymanın temeli haline gelmelidir.

Bu program uğruna mücadeleye başlamak için, gençleri Sosyalist Eşitlik Partilerinin öğrenci ve gençlik hareketi olan Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’e (IYSSE) katılmaya çağırıyoruz.

31 Ekim 2020

Loading